
Neşet Ertaş’ın O Sözü Yeniden Gündemde: “Kadınlar İnsandır”Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş’ın “Kadınlar insandır, biz insanoğlu” sözündeki derin hakikat ve toplumsal yansımaları üzerine çarpıcı bir analiz. #NeşetErtaş
Bozkırın Tezenesinden İnsanlık Dersi: “Kadınlar İnsandır”Anadolu’nun bilge sesi Neşet Ertaş, yıllar önce kurduğu o yalın ama sarsıcı cümleyle toplumsal hafızamızda silinmez bir iz bırakmıştı: “Kadınlar insandır, biz insanoğlu.” Bu ifade, sadece bir ozanın dilinden dökülen nağme değil, insanın insana bakışındaki en derin kırılmayı onaran bir hakikat ilanı olarak bugün hala geçerliliğini koruyor.
#NeşetErtaş, bu cümleyi söylerken bir ideolojinin ötesinde, Anadolu’nun bağrından gelen saf bir bilinçle hareket ediyordu. O, kadın ve erkeğin ortak kaderini, toprağın ve suyun birliğini hatırlatarak, eril tahakkümün gölgesinde kalmış bir gerçeği gün yüzüne çıkarmıştı.
“Biz İnsanoğlu” İfadesindeki Derin AynaUsta ozanın “Biz insanoğlu” vurgusu, aslında her erkeğin kendine tutması gereken bir ayna niteliği taşıyor. #Kadınlarİnsandır felsefesinin temelinde, erkeğin var oluş kaynağına olan borcu yatar. Bir kadının rahminde şekil bulan, onun sütüyle büyüyen ve ilk gülümsemeyi bir kadının yüzünde gören insanoğlunun; kadını kendinden eksik görmesi, kendi özüne ihanet etmesi anlamına gelir.

Neşet Ertaş’ın dehası, bu soruyu sormamızı sağlamasında gizlidir: İnsan, nasıl olur da diğer yarısını kendinden aşağı görebilir? Bu soru, toplumsal yapımızdaki #eşitlik ve #adalet arayışının tam merkezine bir mızrak gibi saplanmaktadır.

Türkülerin Kalbinde Kadının Yeri: Hayatın Tam OrtasıTürküler, #Anadolu kalbinin attığı yerdir ve Ertaş’ın nazarında kadın; hayatın dekoru değil, bizzat kendisidir. O, kadını sadece bir “eşik” olarak değil, hayatı sallayan “beşik”, tarlada ter döken emekçi ve ağıtta başı çeken feryat olarak gördü. #Türkü geleneğimizde kadını ait olduğu yere, yani yaşamın merkezine konumlandırdı.
Unutulmamalıdır ki; yarım bırakılan her kadın, aslında toplumun kendi yarasıdır. Ozanın bu eşsiz yakarışı, #8Mart gibi anlamlı günlerde sadece bir hatırlatma değil, toplumsal bir vicdan muhasebesi olarak okunmalıdır. #KültürSanat dünyamızın bu sönmeyen ateşi, insanlığın ikinci yarısına dair en samimi itirafı sunmaya devam ediyor.



HABER
1 saat önceSİZE ÖZEL
3 saat önceSİZE ÖZEL
6 saat önceHABER
15 saat önceYAZARLAR
17 saat önce
1
Zorba Öğrenci Gerçeği: Eğitimde Sessiz Kriz
2648 kez okundu
2
Yağmur Gibi Gelen Fırsatlar: Açık Olmak
1960 kez okundu
3
Yeni İlişkide Eski Sevgili Hatası: Geçmişten Kurtulun
1524 kez okundu
4
Zihnin Görünmez Zindanı: Kendi Cümlelerinizle Özgürleşmek Mümkün Mü?
979 kez okundu
5
Dürüstlük Kaybettirir mi? Güvenin Gerçek Bedeli
921 kez okundu
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.