
ABD ve İsrail İran’a çeşitli bahanelerle saldırırken Çin’den karşı müdahale bekleyenlere, Çin’in neden müdahalede bulunamayacağını anlatalım.

Hem Amerikan, hem İsrail hem de Çin tarihine bakacak olursak, hiç birinin tarihinin parlak olmadığını görürüz. Bugün dünya ekonomisinin patronu ne ABD, ne de Çin’dir. Çin’in ucuz iş gücü merkezi olması sebebiyle paranın sahipleri meşhur ailelerin Çin’i üretim merkezi haline getirmesi Çin’i patron yapmaya yetmez. Yetmediği de son yaşanan gelişmelerle ortaya çıktı. Bugün paranın merkezi gücü Siyonist sermayedir. Siyonist sermayenin de kabesi İsrail devletidir. Paranın sahipleri olanlar her ne kadar İsrail dışında yaşamayı seçseler de ABD’yi İsrail’in bodyguardı yapıp Amerikan devletinin tüm derinliklerini ele geçirmişlerdir. Hedeflerine hizmet etmeyecek hiç kimseyi yaşatmaz. Bu nedenle de ellerindeki medya güçleriyle de her türlü algıyı da yönetirler. Son dönemin dünya gündemini işgal eden Epstein dosyalarının Trump’ı nasıl zor duruma soktuğunu, yapmak istemediği halde İsrail’in güvenlik endişelerini gidermek için İran’a saldırmak zorunda kalışına uydurmadık bahane bırakmayışını izlemekteyiz.
Tarihe iz bırakmış Perslerin devlet anlayışı sayesinde asırlarca egemen devlet olarak bölgesinde ayakta kaldığını tarihten biliyoruz. Pers devlet geleneklerini terk edip bugünkü adıyla molla rejimi ve geçmişteki yalpalayan benzeri Acem anlayışları İran’ın sürekli işgale uğramasına neden olmuştur. Pers devlet anlayışına bir daha asla geçemez hale getirilmiş, demografik yapısı buna göre dizayn edilmiş İran’ın kolay kolay toparlanmasının mümkün olamayacağını düşünüyorum. Çünkü bugünkü molla rejimini yıkmaya kalksanız bile alternatif İran devletinin bütünlüğünü koruyabilecek bir anlayış için gerekli siyasal zemin kalmamıştır. Batı destekli şah neslinin devamı İran’ı parçalamak için bir senaryodan başka bir şey değildir. Bu nedenledir ki; dünya petrol rezerv ve üretiminde istersen lider ülke konumunda olsu İran, devlet-millet bütünlüğünü yeniden tesis edebilecek bir iradesinden bahsedemeyiz. Hamaney’in ve beraberinde birçok önemli ismin öldürülmüş olmasına rağmen, bir ülke hâlâ kurtulamadığı rejimin pençeleriyle belirlenecek bir isme mahkum durumdadır. Rejime bağlı askeri güçlerin bundan sonra ülke içinde rejimin katı kurallarına uymak istemeyenleri katledeceği süreci yaşayacaklar. Kafasını kaldıran anında Siyonist işbirlikçi ilan edilecek ve katledilecektir. Bu şartlar altında da Şia teolojik anlayışı daha da kabuğunu sertleştirecek, ülke ekonomisi tükenme noktasına gelecektir. Dışarıdan yapılan ve yapılmaya devam edilecek olan askeri müdahaleler durumun vehametini derinleştirmekten başka bir etki yaratmayacak, en sonunda İran muhtemelen 3-4 parçaya bölünecektir.
Çin lideri Şi Cinping kendince ekonomik modellemeler ile güçlenme ve ticareti akıl ile kontrol altına alma hedefinde. Bu süreci takıtmadan da askeri hamlelere güçlü ordu yaratmadan geçilemeyeceği bilinciyle, gelişmiş denizaltılar ve fırkateynler olmadan denizlere egemen olunamayacağı, gelişmiş savaş uçakları olmadan gökyüzüne hâkim olunamayacağı, savunma kubbeleri oluşturmadan bir ülkenin savunulamayacağını bilen Çin liderinin, izlediği rotanın doğru politikalar olduğunu düşünebiliriz. Ancak unutmamak gerekir ki; siz ekonomik gücünüzü korumak ve askeri yapılanmanızı yeniden oluşturmak için sabırla projeksiyonlarınızı hayata geçirmek için hazırlansanız da, dünya üzerinde müttefik gördüklerinizin korumasını da yapmak zorundasınız. Bunu beceremiyor, müttefik dediğiniz Venezuela’nın devlet başkanı gece operasyonu ile yatağından alınırken, enerji ihtiyacınızı karşılayan İran’ın liderleri tespih taneleri gibi darmadağın ediliyor ve siz gerekli askeri yardımı sağlayamıyorsanız, yarınlarda kendi mevzilerinizi korumak için de müttefik bulamaz hâle gelirsiniz. Ticaret pazarındaki gücünüzle çok şeyi yapabileceğinizi zannedebilirsiniz, pazar gördüğünüz adreslerde devlet yönetimlerinin uydurma darbelerle nasıl devrildiğine de sadece seyircilik yapar kalırsınız. Dünyanın en büyük deniz gücüne sahip olsanız da, gelişmiş en müthiş hava savunma ve saldırı unsurlarını üretseniz de, kendi emperyal sisteminizi kimseye dayatamazsınız. ABD Çin’i direkt askeri hedef olarak almayacak bilinçle hareket etmeye devam edecek. Çin’i büyük bir ahtapot olarak görüp, bütün kollarını budayarak dünyanın jandarması benim iddiasını sürdürecektir. Rusya’nın kendi çıkmazları zaten ortada. Bataklığa dönüşen Ukrayna’da ne hedefine varabiliyor, ne geri çekilebiliyor. Saplandı kaldı batının tuzağına.

Dünya üzerinde yaşanan daha doğrusu yaşatılan ekonomik dalgalanmalar yüzünden insanların en büyük derdi, barınma ve geçinme üzerine. Bu dönemde bir de can güvenlikleri eklenmeye başlandı. Başına gökten bir füze ya da roketin düşmeyeceğinden kimse emin değil. Vesayet savaşlarının taşeronları olan terör örgütlerinin bir eyleminde hayatlarının garantisi kalmadı. En kötüsü de bunca kötülüğü insanlık kanıksamak zorunda kaldı. Bebeklerin, kadınların her gün öldürüldüğü saldırılarda, ölenlerin sadece sayısal kıymetleri anılıyor, o anılan rakamlar da birkaç gün sonra yeni ölümlerle sıradanlaştırılan güncellemelerle hayatın akabildiğince akışı gerçekleşiyor.

Çin ekonomik bir dev gibi görünse de, bugün Apple firması üretim bantlarını söküyorum dediği gün Çin’in üretebileceği iPhone telefon olmayacak. Bir takım teknolojik transferler yapsa da nihayetinde dünya pazarına girme şansı olmayacağı için üretebileceklerinin ancak iç pazara mahkum bir sanayi olarak yaşayabilecektir. Askeri gücünü daha da geliştirse, dünyanın 1 numaralı gücüne çevirse de, uluslararası alanda kendisine müttefik bulamayacaktır. Bu gerçekler doğrultusunda, Çin sadece mevcut toprak egemenliğini koruyabilecek, içi şişirilmiş kocaman bir hiç güç olarak anılmaktan başka bir kader bırakmamıştır kendisine.
Bir takım fikir uzmanı zannedenlerin Çin’in sürdürdüğü mücadelenin batıdaki tanımıyla GO planını izlediğini iddia etse de, nefret ettiğimiz emperyalist ABD ve ABD içinde egemen olan Siyonist anlayışın üretmiş olduğu ting tang kuruluşlarında on binlerce böylesi senaryoların analizleri ve karşı hamlelerine ait dosyalar bulunmakta. Yani Çin’in bütün değerleri bu ting tang kuruluşlarının hafızalarında çoktan yerini almış durumda. Oysa Çin’in hangi kuruluşunda Siyonizm ile mücadele için fikir bombardımanı yapabilecek ve hayata geçirebilecek bir eylem görebildik?
Ez cümle, vahşi ile baş etmek için en vahşi olmak zorundasın. Bir zulüm var ise zulmü dindirmek için zalimden de zalim olmakla karşı karşıya kalırsın. Ya en zalim olursun ya da zulmü zeyreden.




HABER
Az önceHABER
Az önceWORLD CİTİZEN
1 saat önceYAZARLAR
2 saat önceHABER
1 gün önceSPOR
1 gün önceHABER
2 gün önce
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.