
ABD Yüksek Mahkemesi’nin Başkan’ın tarife yetkisini kısıtlayan kararına rağmen Donald Trump’ın “yüzde 10 ek küresel tarife” hamlesi, uluslararası piyasalarda şok etkisi yarattı. Bu karar, halihazırda kırılgan olan küresel ekonomide yeni bir fırtınanın habercisi olabilir. Uzmanlar, bu adımın tedarik zincirlerinden enflasyona, borsalardan kur hareketlerine kadar geniş çaplı sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.


Trump’ın yeni tarifeleri, uluslararası ithalat maliyetlerini doğrudan yükselterek, küresel tedarik zincirleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturacak. Şirketler, artan maliyetleri ya ürün fiyatlarına yansıtarak tüketiciye yükleyecek ya da üretim ve tedarik ağlarını yeniden yapılandırmak zorunda kalacak. Bu durum, özellikle teknoloji, otomotiv ve tekstil gibi yoğun ithalat girdisi kullanan sektörlerde lojistik maliyetlerini ve hammadde teminini zorlaştırabilir. Sonuç: Tüketiciler için enflasyonist baskı kaçınılmaz hale gelebilir.
Analistler, tarife artışlarının perakende sektöründe geniş çaplı fiyat zamlarına yol açabileceğini belirtiyor.



Belirsizlik, finans piyasalarının en büyük düşmanıdır. Trump’ın ticaret politikalarındaki öngörülemezliği, küresel borsalarda dalgalanmayı artırabilir. Yatırımcılar, ticaret savaşı riskinin yükselmesiyle “güvenli liman” arayışına girerek gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışı hızlanabilir. Küresel tedarik zincirlerine bağımlı büyük şirketlerin hisse senetleri ilk darbeyi alabilir.
Otomotiv: Yedek parça ve montaj maliyetleri
Teknoloji: Elektronik bileşenler ve nihai ürünler
Perakende: İthal ürün çeşitliliği ve fiyat rekabeti


İthal ürün maliyetlerindeki artış, ülkelerin genel enflasyon oranlarını doğrudan yükseltecek. Bu durum, dünya genelindeki merkez bankalarını zorlu bir ikilemde bırakabilir: Bir yandan enflasyonla mücadele için faiz artırımlarına devam etmeleri gerekirken, diğer yandan tarife kaynaklı ekonomik yavaşlamayı önlemek için gevşek para politikası uygulamaya ihtiyaç duyabilirler. Bu çelişki, para politikalarının etkinliğini azaltabilir.
Trump’ın tek taraflı tarife kararları, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi küresel ticaretin temel direklerini oluşturan kurumların ve ikili serbest ticaret anlaşmalarının meşruiyetini tartışmaya açıyor. Korumacı politikaların yaygınlaşması, ülkeler arası güveni zedeleyerek misilleme tarifelerine zemin hazırlayabilir ve küresel ticaret hacminde daralmaya yol açabilir.
Ticaret savaşlarının şiddetlenmesi ve küresel risk algısının artması genellikle ABD dolarına olan talebi yükseltir. Doların güçlenmesi, gelişmekte olan ülkelerin dolar bazındaki dış borç yükünü artırırken, sermaye çıkışlarını hızlandırarak bu ekonomiler üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir.
Ticaret politikası, çoğu zaman dış politikanın bir aracıdır. Trump’ın bu hamlesi, ABD ile Avrupa Birliği, Çin ve diğer büyük ticaret ortakları arasında yeni siyasi ve diplomatik gerilimlere neden olabilir. Bu gerilimler, sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik istikrarsızlık risklerini de beraberinde getirebilir.

Özetle: Trump’ın %10’luk küresel tarife kararı, “ticaret belirsizliği” adlı Pandora’nın Kutusunu yeniden açtı. Yatırımcıların, şirketlerin ve hükümetlerin bu yeni duruma adaptasyonu, önümüzdeki dönemin en kritik gündem maddesi olacak. Enflasyon, ekonomik büyüme, faiz politikaları ve uluslararası ilişkiler üzerindeki etkileri yakından izlemek şart.



HABER
Az önceHABER
Az önceHABER
1 saat önceHABER
3 saat önceHABER
7 saat önceHABER
8 saat önceHABER
8 saat önce
1
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Yıldızlar Ödüllendirildi
366 kez okundu
2
Trump’tan Mahkemeye Rest: Yüzde 10 Ek Küresel Tarife Geliyor!
206 kez okundu
3
Trump’ın Yeni Tarife Hamlesi Küresel Piyasaları Nasıl Etkileyecek?
205 kez okundu
4
Egeli İhracatçılardan 1 Milyar Dolarlık Küresel Atak: 2026 Yol Haritası
197 kez okundu
5
Balıkesir’e 2026 Tarım Yatırımı Müjdesi
171 kez okundu