
“Korkunun sebebi bilgisizliktir.” diyen Seneca, yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan bir gerçeğe işaret ediyor.

Korkunun sebebi bilgisizlik mi? Bu soru, insan psikolojisinin en temel dinamiklerinden birine dayanıyor. Uzmanlara göre belirsizlik, insan zihninde çoğu zaman tehdit algısı oluşturuyor.
İnsan beyni, kontrol edemediği durumları risk olarak yorumlama eğilimindedir.
Uçağa binmekten korkmak, deprem endişesi yaşamak ya da yeni bir işe başlarken kaygı duymak… Bu örneklerin ortak noktası genellikle bilinmezliktir.

Belirsizlik arttıkça, zihinsel senaryolar da çoğalır.
“Ya başaramazsam?”
“Ya kaybolursam?”
“Ya yanlış karar verirsem?”

Bu soruların temelinde çoğu zaman bilgi eksikliği yer alır.
Sosyal medya üzerinden gelen bir mesaj, bilinmezlik korkusunun somut bir örneğini ortaya koyuyor.
Eşiyle birlikte köye yerleşme kararı alan bir kadın, bu fikrin kendisini korkuttuğunu ifade ediyor. Ancak geçmişte köy yaşamına dair olumsuz bir deneyimi bulunmuyor.
Korkunun nedeni ne?

“Köyde nasıl yaşanır bilmiyorum.”
“Ya yapamazsam?”
Burada korkulan şey köy değil; köy yaşamına dair bilgisizlik.
Toplumda sıkça kullanılan bir ifade vardır:
“En iyi yol bildiğin yoldur.”
İnsan, alıştığı güzergâhı tercih eder. Çünkü bilgi güven üretir. Bilinmezlik ise zihinde büyüyerek bilinmezlik korkusuna dönüşebilir.
Uzmanlara göre korkuların önemli bir kısmı, üzerine gidilmediği ve öğrenilmediği için güçleniyor.

Korkunun sebebi bilgisizlik olduğunda, çözüm de çoğu zaman bilgidedir.
Araştırmak, öğrenmek, deneyimlemek…
Belirsizliği azaltan her adım, korkunun etkisini de azaltır.
Cesaret, çoğu zaman korkusuzluk değil;
bilinmeyene rağmen öğrenmeye adım atmaktır.
Sevgi Seçen



HABER
7 saat önceSPOR
9 saat önceHABER
9 saat önceHABER
10 saat önceHABER
10 saat önceHABER
11 saat önceSPOR
12 saat önce