DOLAR 43,8577 0.2%
EURO 51,6944 0.11%
ALTIN 7.042,480,08
BITCOIN 29299500.9422%
Balıkesir
11°

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

312 okunma

Anayasa 66: Vatandaşlık mı, Etnik Tanım mı?

Anayasa 66. madde neyi tanımlar? Etnik kimlik mi, vatandaşlık bağı mı? Tartışmaların ötesinde hukuki çerçeve ve algı yönetimi analizi.

ABONE OL
19 Şubat 2026 11:19
0

BEĞENDİM

ABONE OL

📜 Anayasa 66: Vatandaşlık mı, Etnik Tanım mı?

“Türk anadan ve Türk babadan doğan herkes Türk’tür.”
“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 66. maddesi yıllardır tartışılıyor. Kimi çevreler bu düzenlemeyi etnik vurgu olarak okuyor, kimileri ise hukuki bir vatandaşlık tanımı olarak değerlendiriyor.

Peki mesele gerçekten nedir?

Bu tartışma hukuk zemini mi, yoksa siyasal ve ideolojik bir okuma mı?

⚖️ 66. Maddenin Hukuki Çerçevesi

Anayasa 66. madde iki temel unsuru birlikte barındırır:

  1. Soy bağına dayalı tanım

  2. Vatandaşlık bağına dayalı tanım

Buradaki kritik kavram “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ifadesidir. Hukuki literatürde bu, etnik değil anayasal vatandaşlık tanımıdır.

Modern devlet yapılarında vatandaşlık, ortak aidiyet ve hukuki bağlılık üzerinden tanımlanır. Bu çerçevede madde, etnik referans içerse dahi, uygulamada belirleyici olan vatandaşlık bağıdır.

Dolayısıyla tartışmanın merkezinde şu soru yer alır:

Bu madde etnik bir üst kimlik mi tanımlar, yoksa hukuki bir kimlik mi?

🧠 Etnik Kimlik mi, Anayasal Üst Kimlik mi?

Etimolojik olarak “Türkiye” kelimesinin kökü “Türk”e dayanır. Ancak anayasal metinlerde kullanılan “Türk” kavramı, birçok hukukçu tarafından etnik bir ırk tanımı değil; siyasal ve hukuki bir üst kimlik olarak yorumlanır.

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ilkesi çerçevesinde vatandaşlık bağı esas alınır. Bu yaklaşım, milli birlik ve ortak aidiyet kavramına dayanır.

Öte yandan eleştiriler, ifadenin tarihsel ve sosyolojik arka planı üzerinden yükselir. Burada mesele yalnızca hukuk değil; algı, siyaset ve kimlik tartışmasıdır.

🛑 Irkçılık Tartışmaları ve Hukuki Güvence

  1. maddeye “ırkçılık” anlamı yüklenmesini engelleyen bir başka anayasal çerçeve daha vardır:

Nefret ve ayrımcılık suçlarına ilişkin düzenlemeler.

Türk hukuk sisteminde nefret söylemi, ayrımcılık ve eşitlik ihlalleri cezai yaptırıma tabidir. Bu durum, anayasal vatandaşlık tanımının ayrımcı bir uygulamaya dönüşmesini hukuken engellemeyi amaçlar.

Bu noktada şu ayrım önemlidir:

  • Anayasal üst kimlik tanımı

  • Bireylerin etnik ve kültürel kimliği

Birincisi hukuki bağdır.
İkincisi bireysel ve sosyolojik alandır.

🌍 Algı Yönetimi ve Siyasi Tartışma

Toplumda zaman zaman “etnik azınlıkların dışlandığı” ya da “Türk kimliğinin hedef alındığı” yönünde karşılıklı algılar üretiliyor.

Burada dikkat edilmesi gereken şudur:

Hukuki metin ile siyasal söylem aynı şey değildir.

Bir anayasa maddesi, uygulama pratiğinden bağımsız olarak tek başına ayrımcılık üretmez. Ancak siyasal dil, toplumsal kutuplaşmayı besleyebilir.

Dolayısıyla tartışmayı sağlıklı zemine çekmek için şu sorular sorulmalıdır:

  • Madde uygulamada eşitliği zedeliyor mu?

  • Vatandaşlık bağı esas alınıyor mu?

  • Hukuki yorum mu, ideolojik yorum mu yapılıyor?

🇹🇷 Milli Birlik ve Vatandaşlık Bağı

Devletlerin temel amacı; ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü korumaktır. Bu bağlamda anayasal vatandaşlık, ortak payda üretme işlevi görür.

Ancak ortak payda üretmek ile kimlik dayatmak arasındaki çizgi hassastır.

Tam da bu nedenle 66. madde tartışması, yalnızca bir hukuk maddesi değil; aynı zamanda Türkiye’nin kimlik ve aidiyet meselesidir.

🔎 Son Soru

Anayasa 66. madde, etnik bir tanım mı?
Yoksa anayasal vatandaşlık formülü mü?

Tartışma devam edecek.

Ama sağlıklı bir zeminde yürütülmesi gereken şey şudur:

Hukuku ideolojiden ayırabilmek.

Ve meseleyi sloganlarla değil; anayasal metin, uygulama ve evrensel hukuk ilkeleri üzerinden değerlendirebilmek.

ozlem Anayasa 66: Vatandaşlık mı, Etnik Tanım mı?

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r